Sığla Öyküsü

Dile kolay; 60 milyon yıl. Uzun çok uzun bir öyküye adım atmak hiç de kolay değil. Öylece bakıyorum ekrana, ekranda bana bakıyor.

Aklımda onca bilgi, okunmuş ama hazmedilememiş. Nereden başlamalı ki hikayeye; sadece 60 yılda yarısından çoğunu yok edişimizin mi hikayesinden mi vurmalıyım? 60 milyon yıldan 60 yıla. 40’lı yıllarda 6300 hektarken şimdilerde bir kaç yüz hektar kalakalmış dünyamızda Anadolu Sığla’sı. Bir kaç türü varsa da, kuzenlerinin durumu bizimkinden çok da farklı değil. Antik çağın önemli ihraç kalemi, Sığla’nın Gözyaşı, yağı. Son yolculuğu öncesi Firavunların bedenine dokunan, şölen salonları, cenazeler ve dini ayinlerde buhurdanlıklarda yakılıp hoş kokular elde edilen değerli göz yaşı. Neyse ki sadece fotoğraf karesi ya da anlatı değil Günlük Ağacı. Köyceğiz ahalisinde sıklıkla karşılaşılabilecek, yansımalarında deklanşör oynatılabilecek kadar varlığını sürdürebilmiş. Narenciye ve nar bahçelerinin arasından göz kırpan tek tük örneklerinin yanı sıra, Köyceğiz Gölü koylarında gölle ışık dansı yapan ormanlarda seyre hasret…

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square

İletişim 0 542 420 18 33  koycegiz.life@gmail.com

  • facebook-square
  • Black Instagram Icon